You know, you love me. XOXO Gossip Girl
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ~ Esmée Van Celadiné |

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Esmée Van Celadiné
Constance Billard II.Sınıf
Constance Billard II.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 6
Kayıt tarihi : 22/07/10

Şöhret
Puan: 0

MesajKonu: ~ Esmée Van Celadiné |   Paz Tem. 25, 2010 6:39 am

- - Ad & Soyad : Esmée Van Celadiné
- Kullanacağınız Ünlü : Ashley Benson
- Karakteristik özellikler : Carol her türlü imkanı elinde olan,maddi yönden güçlü fakat geçmişte yaşadıkları yüzünden içine kapanık bir kız.Başına bir şey geldi mi teslim olan,mücadele gücünü kendinde bulamayan biri. Belkide,hayat onuda değiştirir belli mi olur . Yinede arkadaşları var fakat en yakını Ella. Herşeyini paylaşabildiği tek dostu belkide.
- Aile özgeçmişi : RP'de de bahsediliyor zaten ama yinede özetleyeyim. Annesi ve babası uyuşturucu bağımlısı. Bir süre sonra boşanıyorlar. Carol'ın herşeyin en başından beri farkında olması Carol için daha da zor oluyor. Annesi ve Carol Kuzey Karolina'dan Manhattan'a taşınıyorlar. Ella'nın ailesiyle çok eskiden tanışmış olmaları ve Ella'nın burada yaşıyor olması Manhattan'a taşınmalarının başlıca nedeni. Shirlyn,yani Carol'un annesi Carol için daha iyi olacağını düşünüyor. Shirlyn buraya geldikten bir süre sonra da zengin bir iş adamıyla evleniyor. Kızının hayatı herşeyden önemli onun için. Kendi hatalarına kızının da düşmemesi için elinden geleni yapıyor. Baba ise hala Kuzey Karolina'da yaşıyor. Arada bir Carol onu ziyarete gidiyor. Fakat hala uyuşturucudan kurtulamamış olduğu için Shirlyn kızının gitmesini pek istemiyor.
- Öğrenci veya Yetişkin : Öğrenci
- Örnek Rol oyunu

"Bu nasıl olur?" diye adeta haykırdı Ella. "Bunu nasıl yapabildin? Oysa yıllardır sen benim en iyi arkadaşımdın. Unuttun mu ne hayallerimiz vardı birlikte. Ne çok şey paylaştık geçen zamandan bu yana. İnanamıyorum sana şimdi ise geçmiş karşıma sevgilimle birlikte
olduğunu söylüyorsun. Bundan sonra sana nasıl güvenmemi bekliyorsun. Oysa ki şu hayatta güvenebildiğim tek sen varken bana nasıl yaparsın bunu,seninle aramızdaki bağ her dostluk gibi değildi,çok daha güçlüydük biz Carol."
diye devam etti.
Gerçekten yıkılmıştı,karşısında duran 15 senelik tek dostuydu. Ve bir yanda da onsuz yaşayamayacak kadar aşık olduğu sevgilisi söz konusuydu. Tabi ona da kızgındı fakat ne olursa olsun onu seviyordu. Carol Ella'nın sözünü kesti."Çok daha güçlüydük biz değilmi? Peki şimdi bir erkeğin aramıza girmesine izin mi vericeksin Ella?" diye bağırdı ve sonra bir an duraksadı. Haksız olduğunun ve ne yaptığının farkına vardı. Kısık bir sesle devam etti.
"Tamam haklısın yapmamam gerekirdi,fakat Chris.. Ah,herneyse bunları konuşmamızın bir anlamı yok,kavga eden biziz onunsa umrunda bile değil." Carol,hiç bu kadar suçlu hissetmemişti ama bir yandan da Ella'nın karşısında güçsüz görünmek istemiyordu.
Ella kapıya doğru ilerleyerek,kapının kolunu tuttu ve sakin bir ses tonuyla; "Doğru söylüyorsun onun umrunda bile değil,belkide umursamamakla en iyisini yapıyor." dedi ve hafif çarpık bir gülümsemeyle devam etti. "Biliyormusun,bundan sonra bende öyle yapacağım.Şimdi derhal burayı terket! diye bağırdı.
Carol da üzgündü fakat ne yapacağını bilemiyordu. Çok büyük bir hata yapmıştı,artık Ella'nın onu affetmesi neredeyse imkansızdı.
Asansörde herşeyi düşünüyordu,bir yandan da ağlıyordu. Ama o da bugüne kadar iyi şeyler yaşamamıştı. Annesi ve babası uyuşturucu bağımlısıydı,küçüklükten beri hep saklamaya çalışsalar bile Carol bunu çok erken farketmişti. Fakat susmaktan başka çaresi yoktu. Ne diyebilirdi ki?
Annesiyle babası ayrılmışlardı en sonunda. Çünkü ikiside çok kötü durumdalardı. Carol erken yaşta bu kadar şeyi kaldıramasada en sonunda annesinin uyuşturucudan kurtulup,zengin bir iş adamıyla evlenmesi sonucu hayatını garantiye almıştı.
Bulunduğu şehrin en nezih ve eğitimi üst düzeyde olan lisesine gidiyordu. Gayet popülerdide üstelik.Annesi ne isterse yerine de getiriyordu.Dışarıdan bakıldığında imrenilecek bir hayatı ve güzelliği vardı. Uzun sapsarı saçları beline kadar iniyordu,mavi gözleri kocaman kocaman bakıyor,insana huzur veriyordu. Elleriyle ünlüydü aslında o,elleri öylesine güzeldi ki. Uzun ince parmakları ilk bakışta dikkat çekiyordu. Arkadaşlarıda yok değildi hani neredeyse bütün lise tanıyordu onu.
Ama Ella, o başkaydı onunla çok küçüklükten tanışmışlardı. Anneside Ella'yı uygun görerek buraya taşınmıştı. Fakat şimdi Ella ona bir daha nasıl güvenebilirdi ki? Yaptığı şeyden öyle utanç duyuyordu ki Carol,ne yapması gerektiğinide bilmiyordu.
Bütün bunları düşünürken zemin kata geldiğini farketmemişti,karşısında duran genç çocuk "Bir tur daha mı atacaksın asansörle" diye gülümüsüyordu. Carol farkına vardığında hafif bir gülümsemeyle asansörden indi.
Kapıdan çıktığında derin bir nefes aldı,şöyle bir etrafına baktı,içinden "Tanrım bana güç ver" diye geçirdi. Yürümeye başladı,hafif hafif kar yağıyordu. Herkes evine gitme telaşı içerisindeydi. Noelde yaklaşıyordu,alışverişler başlamıştı bile şimdiden.
Hava serindi ama insana huzur veriyordu,Carol paltosunun yakasını boynuna doğru dikleştirdi ve yürümeye devam etti. Bir ara gözü küçük bir butik kafeye takıldı,içerisinin ambiansı öylesine sıcaktı ki. Bir kahve içmek için içeriye adımını attı. Duvarlarda minik ışıklandırmalar,
boş kalan yerlerinde ise küçük tablolar duruyordu. Sandalyeler,masalar tahtadandı ve renkleri öylesine şirin gözüküyordu ki. Hele bu soğuk kış gününde tam sığınılacak yerdi. Kasaya doğru yaklaştı,"Bir tane Cappucino lütfen" dedi.
Kasadaki genç ve yakışıklı çocuk,"Hangi boy olsun?" diye karşılık verdi. "Orta lütfen." Genç,Carol'ın kahvesini hazırlarken arkasını dönüp bir yandan da Carol'a bakıyordu. "Kar çok yağıyor sanırım,saçların bir ara sarıydı değil mi?" dedi ve ardından gülümsedi.
Carol'ın kafası hiç yerinde değildi zaten önce bir duraksadı,anlamadı sonra saçlarındaki kar tanelerini farketti. Gülümseyerek,"Evet 1 saat öncesine kadar sarıydı,o kadar kötü mü duruyor?" dedi.
Genç çocuk Carol'u şöyle bir süzdü; "Hayır.Aslını istersen ayrı bir hava katmış sanki,ama sarıyı tercih ederim sanırım. dedi. Ardından kahveyi uzatarak gülümsedi,"Yine bekleriz." Carol'da kısık bir sesle "Teşekkür ederim" dedi ve hafif bir gülümsemeyle kahvesini alıp,dışarı çıktı ve karların altında yürümeye devam etti.
Kasadaki gençle az da olsa sohbet etmek hoşuna gitmişti aslında. Yol boyunca düşündüğü konunun karmaşıklığından az da olsa uzaklaşmıştı. Fakat kendiyle kaldığında yeniden aklına gelmişti. Bir yandan kahvesini yudumluyor,diğer yandan düşünüyordu. Nasıl halledebilirdi bu konuyu?
Ella'yı gerçekten çok seviyordu,ve dostum diyebileceği tek insanada ihanet etmişti. Herşeyi bir kenara bıraksa bile kendini affedemiyordu. Kendini affedemezken Ella'nın onu affetmesini nasıl bekleyebilrdi ki?
Nasıl bir gün bu? diye içinden geçirdi. Kafasının karışıklığından eve vardığını bile farketmemişti. Kafasını kaldırdı ve farkına vardı. Annesinin odasının camının açık olduğunu gördü,annesi en son dernek toplantısındaydı. Eve gelmemiş olmasını öyle isterdi ki.
Şimdi bu yüzle,bu kafayla nasıl karşısına çıkacaktı. Üstelik Shirlyn fazlasıyla akıllı bir kadındı,kızının bir sıkıntısı olduğunu hiç zorlanmadan anlardı. Annesine görünmeden odasına çıkmayı umarak içeriye girdi.Ayakkabılarını çıkarıp,paltosunun ıslaklığını aldırmayarak koltuğun üstüne attı.
Aslında bu tür şeylere çok dikkat ederdi. Fakat ne buna dikkat edicek ne de başka bir şey yapabilecek hali vardı. Yavaş yavaş merdivenlerden ilerlerken merdivenin başında annesine rastladı.
Hiç içinden gelmese de annesi durumu anlamasın diye gülümsedi. "Carol,merak ettim seni. Telefonlarınada cevap vermiyorsun. Neredeyse George'a haber verecektim. Bir daha sakın tekrarlama." diye çıkıştı annesi.
Carol hiç bir şeyi kaldıracak durumda değildi,sadece "Peki anne." demekle yetindi ve usulca odasına girip kapıyı kapattı. Annesi bir şeyler olduğunu sezmişti sanki,Carol normalde "Peki." demekle yetinmezdi hiç bir zaman.
Aksine karşılık verir,tartışırdı annesiyle. İçinden,-bir şey yoktur,olsa bile anlarım bir kaç saate kalmaz. diye geçirerek aşağı indi. Carol'ın üstünü bile değiştirmeye gücü yoktu. Öylece yatağına uzandı.Düşünüyordu,düşünüyordu fakat hiç bir çıkış yolu bulamıyordu.
Keşke uyusamda,uyandığımda herşey yeniden başlasa,hallolmuş olsa diye içinden geçirmiyor değildi. -Bizimde böyle hissettiğimiz zamanlar olmaz mı- Bir ara gözü saate takıldı. Tamamen unutmuştu!
Kardeşini okuldan alması gerekiyordu,birlikte annesinin doğum günü için hediye alacaklardı. Şimdi çıksa yetişirdi aslında ama hiç halide yoktu. Sadece uyumak istiyordu,bunda da pek başarılı olacağını düşünmese de en azından deneyecekti.
Telefonunu eline aldı ve Steve'e bir mesaj gönderdi. "Steve seni beklettiğim için üzgünüm,hemen eve gel. Bugün çıkamam."
Telefonunu kapattı ve yastığının altına koydu. Ayağa kalktı,aynaya doğru ilerledi,kendine baktı. O bile tanıyamıyordu aynada yansıyanı. Yüzünü ellerinin arasına almasıyla,gözlerinden 2-3 damla yaş süzülmesi bir oldu.
Yatağına çöktü,delicesine ağlıyordu. Aslında bir yandan annesinin duymasından da korkuyordu ama onu bile umursayacak halde değildi. Yatağına uzandı,yorganı üzerine çekti. Ağlayarak,yavaş yavaş uykuya daldı.. Belkide geçici olsa da şimdilik çözüm sadece buydu..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Symphony Calista Boleyn
Constance Billard IV.Sınıf, Admin
Constance Billard IV.Sınıf, Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 438
Kayıt tarihi : 17/07/10

Şöhret
Puan: 20

MesajKonu: Geri: ~ Esmée Van Celadiné |   Paz Tem. 25, 2010 12:44 pm

Esmée Van Celadiné, Ashley Benson adlı ünlüyü kullanıyor ve Constance Billard II. sınıf öğrencisi

Nüfusa işleniyor...

******************


Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
~ Esmée Van Celadiné |
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gossip Girl R-Play :: XOXO Gossip Girl :: Nüfus Müdürlüğü :: Nüfus Kaydı-
Buraya geçin: