You know, you love me. XOXO Gossip Girl
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 William McGregor.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
William McGregor
İş Dünyası
İş Dünyası
avatar

Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 31/07/10

Şöhret
Puan: 0

MesajKonu: William McGregor.   C.tesi Tem. 31, 2010 2:00 am

- Ad & Soyad: William McGregor
- Kullanacağınız Ünlü: Ville Valo
- Karakteristik özellikler: Fazlasıyla bencil ve kibirli olan Will'in bu huyu aileden gelen bir özelliktir. Büyürken, her zaman kazanması gerektiğini ve bunu yaparken hiçbir şeyden kaçınmamayı öğrenmiştir. Etrafındaki olaylara ilgisiz gibi görünse de, aslında dikkatle takip etmektedir. Otoritesine gerektiği yerde başvurnaktan kaçınmaz. Fakat en büyük zaafı; kadınlardır...
- Aile özgeçmişi: McGregorlar 1950'lerde İrlanda'dan gelen işçi bir aileyken, kurdukları tekstil atölyesinin büyümesiyle şu anki hâllerini almışlardır. Hâlen Amerika'daki tekstilin büyük bir kısmına hükmeden ailenin zamanla farklı iş kollarına da yayıldığı görülür.
- Öğrenci veya Yetişkin: Yetişkin/Tanınmış İş Adamı
- Örnek Rol oyunu:

Kasvetli yapının ürkütücü sessizliğine gömüldüğü sıralarda, boş koridorda koşan çocuğun yüzündeki dehşet ifadesi gören birine anlamsız gelebilir; fakat günlerdir kafasının içinde garip sesler işiten biri için normâl sayılabilecek türden bir tepkiydi bu. Düzensiz soluğundan hırıltı şeklinde yükselen hıçkırıkları bastırmaya çalışırken, zihnine musallat olan şey tekkerrür etti. 'Kimden kaçıyorsun Benjamin, ya da neyden? En büyük korkularının têsirinden, böyle kaçarak kurtulabilecek misin?' Telaşının verdiği bilinçsizlik ile tökezlerek yere kapaklanan Benjamin'in, nemli taş zemine vurduğu burnundan çıkan ses ve yüzünü kaplayan kan, zavallılığını her geçen saniye arttırıyordu sanki. Kalkmaya çalışırken ağlamaktan çok, yardım istercesine inliyordu. Çaresizliği tüm benliğinde tadarken, o sesten kurtulmak için kafasını bir taşla ezmeyi isteyecek duruma gelmişti. 'Sevgili Benjamin, gördüğün gibi bu kaçış sadece sana zarar verecek!' Uyuşukluk hissine yenik düşmesi an meselesi iken, kafasının içinde yankılanan ses, amansız kaçışına devam etmeye zorluyordu her bakımdan yorgun bedeni. Sağlıklı düşünmesini engelleyen birçok faktöre rağmen kendini dışarı atabilmiş olmanın verdiği umutla koşmaya devam eden Benjamin, varlığından habersiz olduğu takipçisinden istemeyerek de olsa uzaklaşabilmişti. Az önce iniltilerin hakim olduğu koridorun başında beliren, 20'li yaşlardaki genç erkek silüeti, ışığın ulaşamadığı karanlık kısımdan yavaş adımlarla çıkıyordu. Yüzü ayışığıyla buluştuğunda, gördükleri karşısında olağandışı sakinliğini korumuş duygusuz bir çehre ortaya çıktı. Yüz hatları olabildiğine şekilsiz, soğuk bir Rönesans heykelini andırıyordu. Tek farkı, ışık ile daha da belirginleşen beyaz teni üzerinde parıldayan gözleriydi. Avına odaklanmış olmanın verdiği düşünceli hâli değişim göstermeyecek kalıcı bir maske gibi, duyguları gibi geçmişi ve sırlarını da gizliyordu. Benjamin'in hayatı pahasına koşusunun hızı yerine, çok daha sakin ilerleyişi, rugan ayakkabılarının taş zemin üzerindeki tok sesinin kesilmesiyle durdu...



Yerde biriken kan öbeğine doğru eğilerek, umulmadık bir hareketle parmağımı hâlen sıcak olan kıvamlı sıvıya değdirdim. İşaret parmağı ile orta parmak üzerinden yavaşça elime doğru süzülen kıvamlı kanı, burnuma yaklaştırırken, kokusunu duymak istiyordum. Hâlen taze ve zavallı çocuğun damarlarında dolanan kan! Her gece olduğu gibi ne yaptığımı bilmeden, daha doğrusu hiçbir şey düşünmeden hareket edişim, bu sefer haddini aşarak bir cana mâl olabilirdi. Bunun bilinçaltımdan doğan bir ikinci kişilik olduğunu düşünmeye başlamıştım. Normâl benliğimde var olan kinin, nefretle yoğurulmasından doğan aşırı dengesiz ve psikopat karakterin, şimdiye kadar bir zararını görmemiştim doğrusu! Sadece gücümü gözükara bir şekilde herkes üzerinde kullanabiliyor ve yeteneğimin gelişmesini sağlıyorum... Kokusunu duyumsadığım kanı, gören sağlıklı bir personnalisé'in hayretler içinde kalacağı ve katî surette yapmayacağı şekilde, tadını almak için dilime sürdüm. Ekşi ve fazla yoğun, fakat kendi metabolizmama - neredeyse - eşdeğer bir canlının yaşaması için gereken her şeyi barındırıyordu! Yüzümde anlık beliren memnun ifade, yerini tekar ifadesiz hâline bıraktı. Benjamin, düşüncelerini işitemediğim bir mesafede hâlen koşarken; akıttığı kanın başında zaman öldürüyordum sadece. Parmağımda arta kalanları da bej rengi t-shirt'e sürerek ilerlemeye devam ederken, üzerimdeki açık renkte belirgin bir kan izi vardı artık. İhtişamlı kapı iki yana ayrılırken, yüzüme vuran soğuk gece meltemi kuşkusuz gölden geliyordu. İçerinin rutubet kokusundan çok daha ferah düzlükte, aynı sükunet ile devam eden yürüyüşümde, okul içinde işittiğim birkaç düşünce dahî yoktu! Sadece ara sıra işittiğim Benjamin ve onun kendini öldürme düşünceleri kafamın içinde yankılanırken, hatırı sayılır bir yakınlıktan daha net ve anlaşılır sesler, sanki görünmez bir yardımcım tarafından kulağıma fısıldanıyordu...



Telepati'de, son zamanlarda besin kaynağım sayılacak zihinlerin, şüphesiz en doyurucu olanı şizofreni vakalarıydı. İşittiğim bu şizofrenik vaka, kendine zarar verileceğini sanıyordu. Karakterindeki bölünmeleri yansıtan iki sesi de, kafamız içinde hissederken buna anlam verememiştim. Acaba iki kişiler mi? Fakat iki farklı bireyin, zihnin, bu denli benzer düşünceleri paylaşabilmesi imkânsız olurdu. Bu olaya anlam veremediğimin işareti, çatılan kaşlarım, Benjamin'den daha etkileyici bir zihinle karşı karşıya olduğum gerçeğini değiştirmiyor. "Umarım kendine zarar vermemişsindir, Benjamin." Adımlarımı sık ağaçların bulunduğu bölgeye çevirdiğimde, yaklaştıkça işittiğim sesler daha net bir hâl almaya başladı... Kasvetli ağaçların gürlüğünden, içeri sızan yer yer ayışığı ormanı aydınlatmaya yetmiyor, aydınlıktan çok karanlığın var olduğu bu ürkütücü yere hem de bu saatte gelebilme cesareti gösteren çift kişilikli şizofrenimi tebrik etmeliyim doğrusu. Benjamin'in sıkıcı ve klasikleşmiş düşüncelerindense, Nemesis'in bilinçaltındaki ikinci kişiliğiyle olan ilişkisi daha cazip geliyordu. Yeni avımı aradığım orman gezisi, beklediğimden daha kısa sürmüştü. Ağaçların seyreldiği ilk yerde, ayışığının vurduğu aydınlığa bağdaş kurarak oturan kızın, yıpranmış hâli gözümden kaçmamıştı. Ve işte geçmişte yaşadığı bir travmanın têsiri o ses, onun beyni ile birlikte, kafamın içinde de yankılanıyordu... "Nem bu gezegenden gitmek istiyorsan daha önce yaptığımız konuşmayı hatırla. Yine burada getirmiştim onları sana. Ne demişlerdi eminim hatırlıyorsundur." Pek çok ikinci kişilik sesi duymuştum, ama hiçbiri bu tiz kız çocuğu sesi kadar etkileyici değildi! 'Pekâlâ, Nem. Düşüncelerine hükmeden bu acınası asalaktan kurtulmak, hoşuna gitmez mi?' Zihnine ikinci bir ses daha karışan kızın, sırtı bana dönük olsa da hissettiği dehşeti iliklerimde hissediyordum. Belki de kurtarılması gereken bir kurban olacaktı Nemesis. Veya geçmişindeki karanlık açığa çıkarılmayı bekliyor olabilirdi... Emin olduğum tek şey bu kadar güzel bir kızın, akli dengesizliğe teslim edilemeyeceğiydi!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Andreas Chamberlain
Fotoğrafçı&Manken
Fotoğrafçı&Manken
avatar

Mesaj Sayısı : 235
Kayıt tarihi : 18/07/10

Şöhret
Puan: 630

MesajKonu: Geri: William McGregor.   C.tesi Tem. 31, 2010 12:16 pm

William McGregor, Ville Valo isimli ünlüyü kullanmakta ve o, Yetişkin/Tanınmış İş Adamı

Nüfus kaydınız alınıyor.

******************


BALODA ANDREAS CHAMBERLAIN

Spoiler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
William McGregor.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gossip Girl R-Play :: XOXO Gossip Girl :: Nüfus Müdürlüğü :: Nüfus Kaydı-
Buraya geçin: