You know, you love me. XOXO Gossip Girl
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 xxx.

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Rochelli Milene Rousseau
Constance Billard IV.Sınıf
Constance Billard IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 519
Kayıt tarihi : 19/07/10
Lakap : Roche. Devil's Sister diye de anılır.

Şöhret
Puan: 28

MesajKonu: xxx.   C.tesi Ağus. 14, 2010 12:55 pm

x

Beni uyandıran kapı ziline lanet okuyarak ince örtümü üzerimden fırlatıyorum. Yaz ve havalar aşırı sıcak olsa bile üzerimde bir şey olmadan uyuyamam, içten içe korunma hissinden olsa gerek. Üzerinde küçük ruj desenleri bulunan pamuklu pijama takımımla otururken aklımdan son günlerde yaptıklarım geçiyor. Eski sevgilimle yattım, erkek arkadaşımı aldattım, ama aynı zamanda onun da beni üvey kardeşi ve aynı zamanda yakın bir arkadaşım olan Clementine ile aldattığını öğrendim. Eski sevgilim de en yakın arkadaşımın hoşlandığı kişiydi. Böyle bir çıkmazdayım işte, bana teselli olsun diye çok sevdiğim beyaz şişko kedilerden bir tane aldım. Ama ona bakabileceğimi pek zannetmiyorum yine de elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Yatakta boş boş oturmayı kesip her zaman yanımda duran kahve kupamdan bir yudum alarak ayılmaya çalışıyorum. Evet, içki alışkanlığım iyice büyüdü hatta beni rehabilitasyona gönderecekleri ile ilgili birkaç şaka duydum babamdan. Tabii ki ne yaptığımı onlara söylemedim, iki yıl boyunca ben ve benim erkek arkadaşlarımdan yeterince çektiler bence. Kendime ait bir evimin olmasının sebebi de bu, annem evde sürekli değişik erkekler görmek istemediğini belirtmişti. Memnuniyetle kabul ettim tabii ki. Kendime ait bir evi her zaman istemiştim. Hatta ablamla küçükken böyle bir hayal kurardık, bütün dünyadan ayrı olarak ikmizin bir evi olacaktı. Amcamla yaşanan olaydan sonra bu imkansızlaştı tabii. Sorunlu bir ailem olduğunu biliyorum, bu gerçeği ne kadar çok kabul edersem o kadar iyi olacak. Yanıma kıvrılmış olan tombul kedimin çenesini okşuyorum ve sesi iyice artan kapı zilini susturmak için kapıya doğru yürüyorum. Saçlarım dağınık, ve üzerimde normal geceliklerimle alakası bile olmayan bir pijama takımı var. Anlayacağınız tam bir ucube gibi gözüküyorum. Sonunda kapıyı açınca karşımdakinin kim olduğunu tam anlayamıyorum, birkaç saniye durduktan sonra pijamamı düzeltmek için çekiştirip hafif bir gülümseme takınıyorum. Karşımda duran kişinin evime taşınacak olan İtalyan olduğunu tahmin ediyorum, elindeki sıkı sıkı tuttuğu bavula bakarsak öyle zaten. Bir süre daha saf saf baktıktan sonra konuşan sesimi duyuyorum. 'Eee, hoşgeldin. İçeri geçsene.' Bunu söyledikten sonra gözlerini üzerimden ayırmayan çocuğa bakarak üzeirmdeki bir şeye baktığını görüyorum. Kapıyı iyice açarak bir yandan kendime bakıyorum ve dikkat çekici noktayı görüyorum. Üzerimdeki pijama kaymış. Tamam, aptal bir takım olabilir, hatta pamuklu da olabilir ama benim seksi olmayan hiçbir şeyim yok, bunalım anlarımda bile. Dikkatlice düzeltiyorum ve aptal gülümsememi tekrar takınıyorum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://lc-rpg.do-goo.net/forum
Valentine Romé Folliero
St.Jude IV.Sınıf
St.Jude IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 73
Kayıt tarihi : 03/08/10
Lakap : Sonra herkese "Val" derim. Bunu da herkes biliyooooréééé

Şöhret
Puan: 11

MesajKonu: Geri: xxx.   C.tesi Ağus. 14, 2010 1:37 pm

Lanet! Aptal taksici beni taa saçma sapan yerlere götürdü, dolaştırdı. Sonunda da fazla para istediğini söyledi. Baya bir para bayarak sonunda adamdan kurtulabildim. Ne salağım, Amerika'ya ilk kez geldim ve hemen kazıklandım. İtalyanca küfürlerimle taksiden inip apartmana girdim. Ayaklarımı yere vura vura merdivenleri çıkarken 3 bavulumu çekiştirdim. Bavulum da yere vurdukça ses çıkardı. Hatta ben de hırıldadım ve sonunda çıktığım koridordaki kapının teki açıldı ve kadın içerden, bana anlamadığım ingilizce şeyler söyleyerek kafama terlik attı. Omzuma denk gelen terlik, bana fazla hasar vermeden sekip yere düştü. Kadın biraz daha bağırdı sonra da kapıyı kapattı. Keşke ne dediğini anlayabilseydim. Neyse, evine gittiğim kıza sorarım. Kaç numara demişti ki? Kapıların zillerine teker teker bakamam gerekecekti belli ki. 3 zilden sonra sonunda ismi buldum. İstemsiz bir şekilde boğazımı temizleyip zile bastım. Acaba nasıl bi kızdı? Siyah saçlı, karga burunlu, 7/24 burnunu çeke çeke dolaşan bir inek olabilirdi. O zaman eğlenirdik herhalde. Ya da rengarenk saçlı, estetik suratlı ve iki de bir 'güzel miyim Romé' diye de sorarsa o da eğlenceli olurdu.

Uzun bir bekleyiş gerçekleşti benim adıma. Nerdeyse 5 kere bastım zile ama açan olmadı. Evde olması gerekiyordu, bana öyle söylenmişti. Bir yere mi gitti ya da yanlış kapı mı diye düşünürken kapı sonunda açıldı ve şoka girdim. Taş! Sarı saçlı, geceliği biraz yukarı kaymış, süper bir hatundu. Tabi ister istemez vücuduna takıldı gözlerimi. Sonunda fark edip üstünü düzeltti ve beni içeri çağırdı. Bavullardan birini çekiştirerek içeri girdim. Tüm bavulları birbirine bağladığım için hepsi içeri girdi. Bulduğum boş bir yere attıktan sonra "Ciao signore! Il mio nome è Valentine Romé Folliero! Tabi sen Romé de." dedim ve kendimi koltuğa bıraktım. Hani kız güzeldi, taştı, cillop gibiydi ama ben de yorulmuştum canım. Zaten uçak yolculukları hep uykumu getirir. Hatta taksi olayı daha çok uykumu getirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Rochelli Milene Rousseau
Constance Billard IV.Sınıf
Constance Billard IV.Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 519
Kayıt tarihi : 19/07/10
Lakap : Roche. Devil's Sister diye de anılır.

Şöhret
Puan: 28

MesajKonu: Geri: xxx.   Çarş. Ağus. 18, 2010 6:27 pm

Sözleri dil çalışmaya yeniden başlamam gerektiğini hatırlattı. Evet, bir şeylere çalışmayı bırakalı uzun zaman olmuştu. Bu sene yaşadığım olaylardan dolayı derslerimi ve diğer çalışmalarımı bayağı aksattım bu yüzden müdireye gidip beni sınıfta bırakması için yalvarabilirim. Romé'nin oturduğu koltuğun karşısındaki armut koltuğuma oturduktan sonra adını Viski koyduğum kedimin bacaklarıma sürtündüğünü hissederek onu kucağıma alıp başının üzerine bir öpücük konduruyorum. İğrenç olduğumu düşünebilirsiniz ama kedilere tapıyorum, hepsine aşığım. "Ben de Rochelli Rousseau, ama Roch diyebilirsin. Eee, sen etrafa bakınırken ben de üzerimi falan değiştireyim en iyisi." Tekrar bakışlarımı kedime yönelterek "Umarım kedileri seviyorsundur." diyorum. Aslında çok hoş bir çocuk, tabii ben şu anki halimle bile bunları düşünüyorsam gerçekten aklımı başıma toplamam gerek. Viski'yi parke yerlere bırakarak ayağa kalkıyorum ve odama yollanıyorum.

Üzerime bir şort ve baskılı t-shirtlerimden birini geçirdikten sonra tekrar girişe yöneliyorum ve salonla bitişik mutfağımdan kedimin mama kabıyla torbasını alarak kaba dolduruyorum. Elimdekini yere bırakarak tekrar Romé'nin yanına gidiyorum ve az önce oturduğum pufa tekrar yerleşiyorum. "Şimdi sana bugün yapabileceklerimizi saymam gerek. Odana yerleştikten sonra seni babamla tanıştırmaya götürmeliyim, bunu benden özellikle istedi. İtalyanlara bayılır. Daha sonra Manhattan'ı falan gezdirmemi istersen bir şeyler yiyip sana çoğu yeri gezdirebilirim. Eğer yorulursan gezmeye yarın da devam ederiz. Seni bazı arkadaşlarımla da tanıştırabilirim, tabii istersen." Sonunda susuyorum ve tekrardan o aptal sırıtışımı takınıyorum. Muhtemelen yorucu bir gün olacak özellikle de benim gibi kötü bir anlatıcı için. İyi bir adres bulucu da değilim, bu yüzden Tyson'a ihtiyacım olabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://lc-rpg.do-goo.net/forum
 
xxx.
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gossip Girl R-Play :: New York City :: Manhattan-
Buraya geçin: